Günaydın Venedik

Günaydın İtalya
Günaydın Maria
Melankoli dolu gözlerinle
Günaydın Tanrım
Biliyorsun bir de ben varım

Ben de bir sonbahar sabahı günaydın dedim Venedik’e. Yıllardır hayalini kurduğum kent kanalları, köprüleri ve ünlü tarihi yapıları ile beklediğimin üzerinde güzellikteydi. 
Venedik demek, Antonio Vivaldi, Bellini, Botticelli demek; Venedik demek sanatın merkezi, Avrupa’nın en romantik kenti demek. 118 ada üzerine kurulu 400’ün üzerinde köprü ve 170 kanal ile birbirine bağlı kent orta çağ ve Rönesans dönemlerinde sanatın ve ticaretin de merkeziymiş. 
Kente ilk vardığımızda aracımızı şehrin girişinde bulunan istasyonun yanındaki otoparka bıraktık. Venedik içinde araç ile gezemezsiniz zaten. Burada ulaşım “vaporetto” adı verilen deniz taksileri ile sağlanıyor. Kentin merkezine varabilmek için birçok kanal ve köprü geçmeniz gerekiyor. 
 
Venedik Haritası
İstasyondan rotamız tabi ki kentin en ünlü meydanı San Marco meydanına ulaşmak. Bunun içinde birçok kanal, köprü ve dar sokaklardan geçmemiz gerekiyor. Merkeze varabilmek için yol sormanıza gerek yok. Kentin sokaklarında kaybolmak Venedik’i tam anlamıyla gezmek demek. Hemen hemen her sokakta zaten San Marco’ya gider tabelasını görüyorsunuz. Bu anlamda Venedik tam bir tarihi labirent.
Her sokaktan küçük bir meydana çıkıyorsunuz. Yine böyle bir meydanda Chiesa di San Giacomo di Rialto kilisesi karşılıyor bizi. 
 
Başka bir meydan da ise ‘Don Juan’ eserinin yaratıcısı ünlü tiyatro yazarı Carlo Goldoni’nin heykeli karşımıza çıkıyor. 
Venediğin her sokağı fotoğrafçılar için özenle oluşturulmuş sanat abidesi sanki.
Dar sokaklarında insan kalabalığının arasında yürüyebilmek çok zor. Biz de yavaş yavaş tadını çıkartarak ilerliyoruz. 
Kentte bulanan en büyük ve bilinen kanalı ‘S’ şeklindeki Grand Kanal. Bunun üzerinde bulunan en meşhur köprü ise Rialto Köprüsüdür. Rialto Köprüsü’nün üzerinde irili ufaklı bir çok dükkan bulunuyor.
 
Grand Kanal
Kanallar üzerinde gezmenizi sağlayan Venedik gondolları tek tip siyah renkte. Bunun nedeni ise bütün Avrupa’yı ve Venedik’i de etkileyen veba salgını sırasında gondollarda ceset taşınmasıymış.
Döne dolaşa sonunda güvercinleri ve görkemli gotik binaları ile ünlü Venedik’in meşhur San Marco meydanına varıyoruz. Dünya’nın en en güzel meydanlarından biri olarak kabul edilen meydanda Dükler Sarayı, Aziz Mark’ın Çan Kulesi ve San Marco Bazilikası en önemli yapılar.
 
Dükler Sarayı
Şehirdeki en eski yapılardan biri olan Dükler Sarayı, Gotik mimari tarzında 14. yüzyılın ortalarında inşa edilmiş. Venedik Cumhuriyeti’nin yönetim merkezi olmuş saray günümüzde müze olarak kullanılıyor ve çeşitli sanat eserlerine, sergilere ev sahipliği yapıyor.
Dilerseniz çan kulesine çıkarak meydan başta olmak üzere eşsiz Venedik manzarasını seyredebilirsiniz. Ancak kule üzerinden Venedik kanalları gözükmüyormuş bu da en ilginç yanı sanırım.
Meydandaki Torre dell Orologio adındaki saat kulesi de görülesi ve orijinal bir yapı. Avrupa’da bir çok güzel yapının mimarı gibi bunu yapan mimarın da gözlerinin çıkarıldığı söyleniyor.
‘Altınların Kilisesi’ olarak da adlandırılan San Marco Bazilikası, Venedik’in en önemli dini yapılarının başında geliyor. Muhteşem altın heykeller, cam işlemeler ve oyma eserlerin görülebileceği San Marco Bazilikasının yapımında İstanbul’daki Ayasofya Müzesi bu kiliseye ilham vermiş.
Venedik turistlerin en çok uğradığı mekanlardan biri olduğundan İtalya’nın en pahalı şehirlerinden birisi. Özelikle Venedik’te yeme içme çok pahalı, restoranların önlerinde bulunan menüleri inceleyerek karar verebilirsiniz. İçeri oturduğunuzda ise servis ücreti gibi pek çok ek ücreti de hesabınıza ekliyorlar.
Venedik’ten alınabilecek en güzel hediyelik eşya meşhur Venedik maskesi olsa gerek. Çok çeşitli şekillerde ve renklerde olan bu maskelerin pahalı ve kaliteli olanları dükkanlarda, Çin’den getirtilenleri ise sokakta satılıyor. 
Venedikliler yüzyıllar önce kendilerini savunmak amacıyla karadan gelecek olan saldırılara karşı akarsuların yönünü değiştirerek lagüne yönlendirmişler ve bunun sonucunda da şehrin etrafı sularla kaplanmış. Bu yüzden bazı günlerde su seviyesi normalden çok fazla bir seviyeye ulaşıyor ve şehir sürekli sulara gömülüyor.  Bir de sağanak yağmur uzun süre yağdığında tüm şehrin sular altında kalması ayrı bir sorun. Kentin ev sahiplerinin önünde gondollar bulunuyor bu sebepten ve her yere ulaşımı bu şekilde sağlıyorlar.
Batıp gitmeden Dünya’da varolan en sıradaşı kente gidin ve havada halen, mutluluk tadında bir gülümseme gibi yayılan sıcak güneş ışığını hissedin.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s