Kendime Yeni Bir Ben Lazım – Miranda Dickinson

Bu kitabı görür görmez hayatımda büyük bir etki bırakacağını anlamıştım. Bir kere içinde hayalim olan San Francisco vardı nasıl aksi olabilirdi ki? İnternette bir kitap sitesinde rastgele dolaşırken denk geldi. Önce kitabın adı çok dikkatimi çekti; “Kendime Yeni Bir Ben Lazım” Sonra arka kapak yazısını okudum. Londra’da yaşayan baş karakterimiz Nell Sullivan’ın yolunda giden işinin, ilişkisinin ve yaşamının bir anda değişmesinden bahsediyordu.

İşini, evini ve ilişkisini kaybeden Nell, San Francisco’da yaşayan kuzeninin yanına iki aylığına tatile gitmeye karar verir. Aslında tüm hikayede burada başlar. Kuzeni Lizzie ile eskisinden daha iyi anlaştığını fark eder ve tüm San Francisco’nun altını üstüne getirirler. (Tüm bu satırlarda nasıl içimin gittiğini tahmin edin) Nell bu geziler sırasında hayatının aşkı ressam ve heykeltıraş Max ile karşılaşır, tanışmaları ise ikinci bir tesadüf olan yaşlı arkadaşları Alfarolar sayesinde olur. Max ile birlikte San Francisco’nun bir çok meşhur mekanında unutulmaz vakitler geçirirler.

Tüm bunlar olurken Nell, Lizzie ile çocukların eğlenmek ve vakit geçirmek için bir araya geldiği Spoonful of Sugar Kulübü kısaca SOS’e giderek lezzetli kurabiye ve tatlılarından yapar. Hem SOS kulübünde çocuklara yaptığı yiyecekler hem de Lizzie’nin arkadaşı Annie’nin restoranında geçirdiği vakit ona aslında hayalinin ne olduğunu söylemektedir: Kendi restoranını açmak. Bunu Annie ile paylaşan Nell tatili boyunca sabahtan öğlene kadar çalışması ve işi öğrenmesi adına Annie’den staj teklifi alır. Bir yandan Annie’nin restoranında hayallerine her gün bir adım daha yaklaşan Nell bir yandan da Max ile San Francisco’da ikinci baharını yaşamaktadır.

İşler her zaman olduğu gibi yolunda gitmez ve Nell döneceği gün öncesi SOS kulübündeki en sevdiği kız çocuğu Eva’nın Max’ın kızı olduğunu öğrenir. Büyük bir hayal kırıklığı ile Londra’ya dönen Nell restoran açma işine odaklanmaya karar verir. Tam bu sırada karşısına bir fırsat daha çıkar; işine son veren, bir birlikte bir ayrı giden ilişkinin sahibi Aidan’ın babası restoranına yönetici aramaktadır. Aidan’ın babası John ve Nell’in istekleri pek uyuşmasa da Nell işe bir yerden başlamak gerektiğini düşünerek restoran açma işine bizzat girmiş bulunur.

Bu sırada Aidan ile ilişkisini ve geleceğini de sorgulayan Nell’e gelen bir telefon ile hayatı yine değişir. Max, Eva ile bir sergi için Londra’dır. Sergiye gitmeye karar veren Nell, Max ile yüzleşmesi sırasında Eva konuşmalarını duyar ve ortadan kaybolur. Neyse ki mutlu sonla biten kitabımızda Eva bulunur, Nell restoranını açar ve kitaptaki Annie, Alfarolar, Lizzie, Vicky, Max, Eva gibi baş karakterimizin tüm dostları açılıştadır. Sonunda Nell hem aşkı Max’a hem de hayalindeki işine kavuşmuştur.

Kitabın sonunda ayrıca yazar Miranda Dickinson’ın San Francisco’da sevdiği 10 mekan ve yemeyi sevdiği 5 şey paylaşılmıştır. Yıllar önce başlayan San Francisco hayranlığımdan ve merakımdan dolayı bu kısmı da sizlerle paylaşmak istedim. Bir gün gerçekten bu mekanları gezerek burada paylaşmak dileğiyle…

Miranda Dickinon’ın kaleminden;

San Francisco’da En Sevdiğim 10 Mekan

San Francisco inanılmaz bir şehir, ilk gördüğümden beri oraya aşığım diyebilirim. (Sanırım bunu siz de fark etmişsinizdir.) İşte, en sevdiğim mekanların listesi:

1. Crissy Field, Warming Hut ve West Bluff: Tek kelimeyle müthiş bir yer. Golden Gate köprüsü ve körfez manzarası harika. Oradan bakınca şehir o kadar güzel görünüyor ki!

2. Union Meydanı:
Kahvenizi alın ve gelip geçenleri seyredin.

3. Çin Mahallesi:
Caddelerinde dolaşıp farklı atmosferin tadını çıkarın.

4. Aloma Meydanı: Tepeye çıkınca göreceğiniz manzara sizi hayrete düşürecek.

5. Haight-Ashbury: İlginç, çılgın, renkli, samimi bir yer. Eşi benzeri olmayan bir semt.

6.Golden Gate Parkı: Hiç sıkılmadan burada saatlerinizi geçirebilirsiniz. Japon Çay Bahçesi, Kaliforniya Bilimler Akademisi, akademinin hemen yanındaki Gökbilimleri Merkezi, Çiçek Serası ve çok başarılı peyzaja sahip yeşil alanlarıyla sizi sizden alacak.

7.San Francisco Ferry Plaza ve Embarcadero: Gündüzleri organik lezzetleri günlük olarak alabileceğiniz bir yer. Akşam olunca da Körfez Köprüsü’nün ve San Francisco şehrinin ışıklarına bakarak kendinizden geçebilirsiniz.

8.Firherman’s Warf, Pier 39 ve Ghirardelli Meydanı:  Eğlenceli, renkli, kıpır kıpır ve harika bir yer. Blackpool nostaljik tramvaylardan birine mutlaka binin. Pier 39’a gidince kıyıda tembellik yapan denizaslanlarına merhaba demeyi unutmayın.

9. Presidio Güzel Sanatlar Sarayı: Çok ilginç bir bina, kendinizi Roma dönemine tanıklık ediyor gibi hissedeceksiniz. Kesinlikle görün derim.

10. Market Street: Öncelikle harika dükkanlar var. Orada oturup tramvayları izlemek çok keyifli. Market Street’in Powell Caddesi’yle kesiştiği yerde tramvayların yönünü değiştiren ahşap bir platform var, ona da bakın mutlaka.

Bob’un San Francisco’da Yemeyi Sevdiği 5 Şey


Bu kitabın ön araştırmasını yapmak amacıyla Bob’la -Yazarın eşi- San Francisco’ya gittiğimiz zaman (ayrıca uzun zamandır ertelediğimiz balayımız için) hikayenin önemli sahnelerinin geçeceği mekanların bir listesini yapmıştım. Bob ise neler yememiz gerektiğini listelemekle meşguldü. Bu süreçte yemek konusunda epey tecrübe kazandı. İşte, San Francisco denildiğinde Bob’un aklına gelen ve midesinin kazınmasına sebep olan nefis yiyecekler (kendisine sonuna kadar katılıyorum)

1. Tarçınlı & Cevizli Fransız Tostu: Muz dilimleri, sıcak akçaağaç şurubu ve pudra şekeriyle yenmesi tavsiye edilir.

2. Peynirli Makarna: Tam bir Amerikan klasiği. Bizim yediğimizin içinde beyaz şarap, soğan ve bol peynir vardı.

3. Deniztarağı Çorbası: Fisherman’s Wharf’da açık havada yenmesi gereken lezzet. Sıcak ekmek dilimleri ve çıtır istiridyeyle servis ediliyor.

4. Omletler: Dört yumurta, bolca peynir, kırmızı dolmalık biber, ekşi krema ve beyaz soğanla yapılanı tavsiye edilir. Yanında da baharatlı patates kızartması yemeyi unutmayın.

5. Dondurma: Denince akla Ghirardelli Meydanı gelmeli. Bence ömrünüz boyunca yiyebileceğiniz en lezzetli dondurma!

Reklamlar