Sıra dışı Bir Gençlik Dizisi: Riverdale

Kardeşimin kesinlikle izlememelisin tavsiyesi ile başladığım bir dizi Riverdale. Doğru okudunuz izlememelisin dedi. Üstüne basa basa da kendisinin ilk 2 sezonunu yanlışlıkla, istemeden bitirdiğini belirtti. Artık o nasıl oluyorsa? Ben de 2 sezonunu bitirmiş ve 10 ekimde yani 2 gün sonra 3. sezonu başlayacak olan diziyi gayette keyif alarak izlemiş bulunuyorum. Bu sebeple de favori dizilerim listesine girdiğinden burada da paylaşma gereği duydum.

Riverdale 26 Ocak 2017 tarihinde Amerikan CW kanalında gösterilmeye başlanan sıra dışı bir gençlik drama dizisidir.

Önce ismi Riverdale’ın nereden geldiğini açıklayalım. Riverdale dizideki karakterlerimizin yaşadığı hayali bir kasabadır. Birkaç bölümde Riverdale kasabasının New York şehrine yakın bir kasaba olduğundan bahsedilmiştir. 1939 yılından beri çizgi roman dünyasında yer alan Archie Comics karakterinin başrolünde olduğu bu diziyi pek çok eleştirmen ve izleyici klasik Amerikan gençlik dizisi olarak tanımlamaktadır. Sıra dışı bir dizi olarak tanımlamamanın sebebi ise gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylar silsilesinden oluşmuş olmasıdır. Şöyle ki bu kasabada olan her şey başkarakter Archie ve onun yakın arkadaşları Betty, Jughead ve Veronica etrafında dönmektedir. Esrarengiz ölümlerle, yaratıcı seri katillerle ve gizemlerle dolu bu kasabada yaşayanların hayatlarında olan tüm olaylar bir şekilde bu dört ana karaktere bağlanmaktadır.

1. Sezon

Dizinin ilk bölümü kasabada ilk kez yaşanan bir cinayet ile başlamaktadır. Riverdale kasabasının en zengin ailesi olan Blossom ailesinin tek oğulları Jason, Riverdale nehri kenarında ölü olarak bulunmuştur. Kız kardeşi Cheryl Blossom ile bir gün kayığa atlayarak gezintiye çıkan Jason nehirde kaybolur. Birkaç gün sonrada başından vurulmuş olarak nehrin kenarında ortaya çıkar. Dizinin tüm ilk sezonu boyunca da Riverdale kasaba halkı ile birlikte biz izleyiciler de bu esrarengiz cinayeti çözmeye çalışırız. Suçlu kim okları her bölümde farklı bir karakteri katil olarak düşündürebilmektedir. Acaba dizinin başkarakteri Archie ve onun gizli aşk yaşadığı lise müzik öğretmeni mi işledi cinayeti? Öyle ki olayın yaşandığı sabah riverdale nehrinin kenarında silah sesi duymuşlardı. Sezonun ortalarına kadar da bu sırrı gizli aşkları ortaya çıkmasın diye saklamayı başarabildiler. Diğer bir yanda kardeşinin ölümünden dolayı derin sarsıntı geçiren kız kardeş Cheryl bulunmaktadır. Nehirde ne yaşadıklar konusunda ağzını bıçak açmayan karakterimizin de herkesten gizlediği bir sırrı mı var? Peki, Blossom ailesinin ferdi baba Cliff Blossom ve anne Penelope Blossom’a ne demeli? Bu kadar zengin olmalarının sebebi sadece ürettikleri Akçaağaç şurubu mu? Kızları Cheryl ile olan uzak ve soğuk ilişkilerinin sebebi Jason’ın ölümünden duydukları suçluluk duyguları mı yoksa gerçekten suçlu onlar mı? Kızları Polly ile ilişkisi olan Jason, ve Blossom ailesinden nefret eden Cooper ailesinin baba karakteri Hal ve anne karakteri Alice suçlu olabilir mi? Kasabaya yeni gelen gizemli kız Veronica ve ailesinin parmağı da olabilir bu cinayette. Sonuçta zengin ve kirli bir geçmişi olan iki aile bir kasabada barınamaz.

İlk sezonunda her kasaba sakinin bir sırrı olduğu gerçeğiyle yüzleştiriyor bizi Riverdale. Kirli geçmişleri ile dolu olan her bir ailenin liseye giden ve hayata yeni atılmaya başlayan çocuklarının bu sırları birer birer öğrenmeye başlaması da hayatlarında iz bırakan büyük etkiler yaratacaktır. Öte yandan hem okuldaki dersleri hem arkadaşlık ilişkileri hem de aile ilişkileri ile baş etmeye çalışan bir grup liseli gencin çevresinde yaşanan cinayetler ve üstü kapalı bekleyen sırlar gelecekteki yaşamlarının dönüm noktası haline gelecektir.

İlk sezonun son bölümlerinde Jason cinayetinin çözüldüğünü suçlunun kim olduğunu öğrenmiş oluruz. Ancak bu cinayetten sonra bu küçük nehir kenarı kasabasında hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

2. Sezon

İlk sezondaki olayların yarattığı sarsıntılar ile birlikte yeni bir okul dönemine başlayan kahramanlarımızı bu sefer daha ürkütücü olaylar beklemektedir. Sebebi ise kasabada yeni cinayetlerin baş göstermesidir. Bu sezon boyunca da bu cinayetleri işleyen Black Hood karakterinin kim olduğunu çözmeye çalışıyoruz. Kasabanın geçmiş huzurunu kaybettiğini ve tüm kirli işlerin ve insanların ortadan temizlenmesi gerektiğini savunan yeni sezon katilimiz Black Hood kim olabilir? Kasabanın asayişinden sorumlu Şerif Keller mı ya da oğlu Kevin Keller? İlk sezonda da kendisinden sıkça söz ettiren Jughead’ın babası FP Jones olabilir mi ya da üyesi olduğu Serpents grubu? Ya da hiç tahmin bile etmediğimiz bir kasaba sakini veya kasabadan uğrayıp geçen yabancı bir seri katil de olabilir. İşte 2. sezonun her bölümünde katil kim?, Betty’nin annesi Alice ne saklıyor?, Archie’nin babası Fred sanıldığı gibi masum biri olmayabilir mi veya Veronica’nın annesi Hermonie Lodge ve bu sezonda hapisten çıkıp kasabaya gelen baba Hiram Lodge’ın gizli emellerinin bir maşası mı Black Hood bunları düşünüyoruz.

İlk İki Sezon Yorumu

Yazının bundan sonrası dizide yaşanan olaylar ve spoilerlar ile dolu olduğundan heyecanımız kaçmasın der ve okumak istemezseniz sizi İzlemeli miyim? paragrafına alalım.

Riverdale dizisine ilk başladığınızda aklı başında bir kasaba halkının yaşadığı, aklı bir karış havada gençlerinin uçarı hayal dünyası ve davranışları içerisinde gayet makul ve açıklanabilir olaylarını izleyeceğinizi düşünüyorsunuz. Lakin işler hiçte o yönde ilerlemiyor. İlk sezonun sonlarına doğru ortaya çıkan baba Cliff Blossom’ın oğlunun katili olması sizi hiçte kötü etkilemiyor hatta olabileceğine ikna bile oluyorsunuz. Çünkü burası Riverdale ve burada her şey olabilir. İşte bölümler ilerledikçe siz de bu sözü beyinlerinize kazıyorsunuz. O sebeple aa katil o muymuş? Ya da aaa bu adam nasıl böyle bir insan olabilir ki? demiyorsunuz. Şahsen ben hiçbir olaya şaşırmamayı öğrendim bu dizide.

Bu arada favori karakterim Cheryl! 3. sezonda bir Serpents olacak olan Cheryl’in kendine has davranışlarının devamını merakla bekliyorum. Cheryl bence Veronica’dan daha öne çıkması gereken bir karakter. Ne kadar karanlık ve derin ruh haline sahip olduğunu düşündürse de içlerde çok iyi bir kız çocuğu olduğunu hissettiriyor Cheryl karakteri size. Hatta diziyi izleyenler saçmalama bile diyebilir ama Cheryl ve Archie bence birbirine çok yakışıyor. İki zıt karakter gibi gözükseler de birlikte olsalar apayrı bir dünya yaratırlar eminim. Bunu bi düşünün dizi senaristleri.  Veronica’nın sevmediğim bir karakter olduğunu anlamışsınızdır. Gereksiz özgüveni, küçük dağları ben yarattım yürüyüşü, zekiyim ben hareketleri (bence hiç zeki değil hatta anne babasının yanında minik bir aptal) beni kendisinden ittikçe itiyor. Archie olan ilişkisinde de sanki bir salyangozu canlandırıyor. Fazlasıyla abartılmış ama içi boş bir karakter olduğunu düşünüyorum. Betty’i de çok sevdiğim söylenemez. İçini doldurmaya çalışsalar da diğer boş karakterin Betty olduğunu düşünüyorum. Elini sıkıp tırnaklarıyla avucunu kanatmalarla ya da babasının Black Hood çıkmasıyla bir değişik karanlık havalara bürünmesi bile onu derin ve anlamlı bir karakter yapmıyor bence. Jughead Jones ve Archie ise iyi kalpli karakterler olmalarına ve hatta zeki gibi gösterilmelerine rağmen attıkları her adımda ben bir ergenim ve ne yapsam yeridir mesajını veriyorlar.

3. sezonda Archie’nin hapse girecek olmasına ben şahsen sevindim. Samimi görünümlü sinsi sevgilisinin ailesine inanması onun belki aklını bir gram başına getirebilir. Betty ve Veronica karakterlerine de biraz derinlik katarsa senaristler belki sempati duyabiliriz kendilerine. Karakterlerimizin ailelerinin tam gaz devam etmesinden yanayım. Çocuklarının davranışlarının aksine çok istikrarlı davranışlar göstermeleri bence onları diziye biçilmiş kaftan yapıyor. Çocuklarının ise bu dengesiz davranışlarını hadi ergenliklerine ve yaşlarına verelim. Riverdale zaten hepsini tek tek vuruyor bir de biz ezmeyelim zavallıları.

İzlemeli miyim?

Dizide tutarsızlıklar ve saçma diyebileceğiniz uçarılıklar fazlasıyla mevcut. O sebeple de çok fazla eleştiri alıyor ve bir ergen dizisi olarak nitelendiriliyor. Lakin dizinin ve özellikle de karakterlerin kendine çeken havası, yaşadıkları aile ve arkadaşlık ilişkilerinin çok güncel olması ve detaylı bir şekilde dizeye işlenmiş olması, her ne kadar olaylar sıra dışı olsa da yaşanan duyguların her insanın ortak olabileceği duygular olması sizi bu diziye fazlasıyla ısındırıyor. Hatta ilk iki sezonu bitirip istemeden izledim bile diyebiliyorsunuz. Üstelik dizinin en ağır eleştiri alan kısmı yaşanan olayların imkansızlığı olsa da zaten konusunun uçarı bir gençlik dizisi olduğu ve her yaşanan olayda mantık aranmaması gerektiği mesajını ara ara veriyor size. Buna rağmen izlemeye devam ediyorsanız sizin tercihiniz demektir. Ayrıca dizi her ne kadar mantık çerçevesinde ilerlemiyor olsa da yaşanan tüm gerçek dışı olayların mantıklı bir açıklamasını da içinde barındırıyor.

İzlemeli miyim? Sorunu bana değil de kendinize sormanız gerekiyor. Tüm bu yazdıklarımdan sonra kafanızda aşağı yukarı bir tablo çıkmıştır. Eğer siz de bu tarz gençlik drama dizilerini seviyorsanız beğeneceğinize eminim. Bana ne katar sorusunun çok derin bir cevabını bulamazsınız bu dizide ancak gizemli, eğlenceli, yer yer duygusal, çoğunlukla da hareketli bir dizi olduğu için kopmadan izleyeceğinizi söyleyebilirim.  

Reklamlar