Yalnızlık Mutluluğun İlk Koşulu

“İçi insanlarla dolu büyük evler var karşıda, gene de tek odada bir başına olmak, bir evde yalnız yaşamak, yaşamın en önemli yanı, daha doğrusu: Kimi zaman yalnız kalabilmek mutluluğun ilk koşulu.” 

-Franz Kafka – Milena’ya Mektuplar

Yaşadığımız çağda tüm insanlığa dayatılmış gibi gözüken bir kavram olarak yalnızlık gerçekten kötü müdür?  Nasıl bir tezattır ama bu. Hem insanlığa bireyselciliği, yalnızlığı dayatıyorsun hem de dayattığın şeyin kötü olduğunu lanse ettiriyorsun. Network oluşturmak diye bir kavram moda şu sıralarda bilirsiniz. Profesyonel ya da sosyal amaçlı olarak bilgi, ilişki ve deneyim alışverişinde ve değişiminde bulunan insanlar topluluğuna deniliyor. Ne kadar da resmi bir tanım! Kelimenin anlamı ve insanlardaki yansıması gibi resmi.

O kadar resmi, çıkara dayalı, iş ve maddiyat üzerine kurulu ilişkiler ortaya çıktı, çıkarıldı ve bunlara öyle alıştık ki artık bencilliğin tanımı mutluluk oldu. Bencilliğin yalnızlık ile aynı şey olmadığını hala öğrenemedik. Sadece insanların her kavramın içini boşaltması ve anlamsızlaştırması, olumsuz tarafa çekmesi kötü olan şey. Yalnızlık değil.  

Her insan farklı bir kişilik ve karakter barındırır. Sakin, heyecanlı, konuşkan, sessiz, düşünceli, bencil… Yalnızlığı sevmek ya da kalabalıklardan hoşlanmak da bu gruba girer bence. Ve birisini sevip diğerinden hoşlanmamak yanlış olarak gösterilmemeli.

Yalnızlığı sevenler derneği olarak (iki dakikada dernek kurdu) uzaklaşmak, kafa dinlemek, kendi iç sesine kulak vermek, kendiyle baş başa kalabilmek kelimelerinin hepimizin kulağına çok hoş geldiğini biliyorum. İnsanların git gide daha çok kuşatıldığı, akıllı telefonların hayatımızın en içine kadar nüfuz ettiği, başkalarının gürültüsünden kendi sesimizi duyamaz olduğumuz bu günlerde hepimizin ihtiyacı olan şey biraz daha yalnızlık oysaki. O sebeple içi boşaltılıp yükseltilen bir kelime olması yerine içini doldurmayı tercih edenlerdenim.

O halde bir de benim gözümden yalnızlığın anlamını görün isterim:

  • Yalnızken yeteneklerimin ve isteklerimin farkına daha çok varıyorum.Topluluk içerisinde dakika içerisinde aldığımız sınırsız mesajlar insanların kendini, yeteneklerini keşfetmesini engellemesin de ne yapsın. Biraz kendi köşeme çekilip kendimi dinlediğimde ne yapmak ve nasıl yapmak istediğime emin oluyorum.
  • Yaptığım tüm iyi ve kötü davranışların muhakemesini daha iyi yapabiliyorum. Bu davranışların sonuçlarının farkına varıyorum. Böylece kendimle daha rahat yüzleşebiliyorum.
  • Yanlışlarımın farkına varıp kendimle ve olumsuz özelliklerimle barışmayı deniyorum.  Biricik ve tek olduğumu bilip kendimi affedebilmeyi ve kendime saygı duymayı öğreniyorum.
  • Sahip olduklarımın değerini anlıyorum. Yalnız olup kalabalıklardan uzaklaştığımda nelere sahip olduğumu daha net görebiliyorum.
  • Rahatlık ve güven eşittir yalnızlık benim için. İnsanların zorunla sokuldukları kalıplara girmektense kendimi güvende ve rahat hissettiğim ortamıma çekilmeyi tercih ediyorum. Bu da genelde evim oluyor.
  • Kendi başıma eğlenebileceğim şeyler yaratıyorum. İnsanlar genelde eğlenebilmek için insan topluluğunun içinde olması gerektiğini düşünür. Bence tek başına da gayet eğlenceli vakit geçirilebilir. Bir yılbaşı gecesini evimi süsleyip, kendime yemekler hazırlayıp, sevdiğim müzikler ve programlarla gayet eğlenerek tek başıma geçirebilirim.
  • Sorumluluklarımın farkına varabiliyorum. Gerçek ihtiyaçlarımı görüp bütçemi, ruhumu ve bedenimi onlara göre ayarlıyorum. Böylece yalnızken sorumluluklarımı da eksiksiz yerine getirebiliyorum.
  • Hobilerime ve kendime zaman ayırabiliyorum. Bu sayede sakin bir müzik eşliğinde bloguma bu yazıyı ekleyebiliyorum.
  • Kendim oluyorum. Olmak istemediğim bir insan gibi davranmıyorum. Sessizliğin keyfini çıkarıyorum.
  • Samimiyetsiz ve ikiyüzlü ilişkilerden uzak durabiliyorum. Bu cümleyi içine kapanmak gibi anlamayın. Çevremde sadece beni anlayan ve seven insanları bu sayede tanıyabiliyorum. Yalnızlığıma saygı duyan insanı her zaman önceliğime koyuyorum.
  • Olmak istediğim zaman olmak istediğim yerde oluyorum. Çünkü bu karar ve diğer tüm kararlar bana bağlı oluyor.
  • Hayatıma giren insanları ben seçiyorum. Dediğim gibi yalnızlığıma saygı duyan insanı her zaman önceliğime koyuyorum. Bunun yanında yalnızlığın asosyallik olmadığını sadece bir tercih olduğunu insanların anlamasını sağlıyorum.
  • Ve özgürlüğün anlamını keşfediyorum. Sonuçta;

“Yalnızlığı sevmeyen özgürlüğü de sevmez. Kişi ancak yalnız olduğunda özgürdür çünkü.”

-Arthur Schopenhauer – Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
Reklamlar