Bir Modern Zaman Kitabı: Atların Plakası Olmaz

Kitabı ilk bir kitapçıda gördüğümde şaşırmıştım. Hem kapağı, hem kitabın adı hem de arka tanıtım yazısı ile bana çok değişik ve ilgi çekici gelmişti. Yazarını daha önce duymamıştım. Sonradan öğrendim ki zaten yazarı Ediz Altun’un ilk kitabıymış. Atların plakası olmaz kitabını okumaya bir – iki ay önce başladım ve ne yalan söyleyeyim tembelliğimden sürekli kitabı öteledim. Bir şeyi yarım bırakınca devam etmek daha zor geliyor. Üzerine yeni kitaplar okuyup bitirdiğim oldu. Yeni yıla girmeden bütün yarım kalan kitapları bitirmeliyim düşüncesi ile bunu da bitirdim. İyi ki de okumuşum. Bakalım kitabımız ne anlatıyor?

Kitabın Konusu Nedir?

Kitabımızın ana karakteri İstanbul’da yaşayan yazılımcı Kaan. Baş karakterimiz Kaan çekingen, insanları kırmaktan korkan ve aslında birçok isteğini de bastıran biri. Başlarda sıradan bir hayatı var. Geçmişten bir aşk acısı, tek gecelik diye başladığı ama ayrılamadığı bir sevgilisi, düzenli bir işi vs. Kitabın ilk yarısı klasik bir kadın erkek ilişkisi bunalımı şeklinde gidiyor. Ama bir yerden sonra tüm aksilikler Kaan’ı buluyor ve onu büyük bir içsel yolculuğa çıkartıyor. Bu yolculuktan sonra da kitabın seyri oldukça değişiyor, yakın gelecek siyasi olaylarından tutun da manipülasyon, subliminal mesajlar, siber korsanlık gibi alanlara kadar değiniliyor. Kitabın sonunda ise Kaan’ı ve biz okuyucuları büyük bir sürpriz bekliyor.

Kitap Hakkında Yorumlarım

Atların plakası olmaz genel olarak iyi kurgulanmış bir kitap. Gayet sürükleyici üstelik. İlk bölümlerde aşk ve ilişkiler ön planda olacak sanıyordum ama sonradan olayların seyri bayağı değişiyor. Okurken sonuna dair tahminlerim kısmen tuttu. Rahatsız eden kısımlar yok değildi. Bazı olayların gözümüze sokularak alenen anlatılması yazarın ‘Ben bunu düşünüyorum ve doğru olan budur’ demesi gibiydi. Örneğin 2015 Temmuz olayları hakkındaki yazılanlar Kaan’dan çok yazarın düşünceleri olduğu oldukça açık. Yani kitabın konusu ne kadar manipülasyonsa yazar da okuyucuları üzerinde kavramı biraz denemiş gibi. Kim bilir belki de manipülasyon böyle yapılır, dikkat edin demek istemiştir. 🙂

Yazarların ilk kitaplarına hep önyargıyla yaklaşırım. Genelde de okumaktan herkes gibi biraz kaçınırım ancak Ediz Altun’un dili ve anlatımı çok akıcıydı. Gösterişsiz bir dil kullanmış. Derin psikolojik tahliller yoktu, karakterin bunalımı biraz yüzeysel geçilmiş hani. Bu yüzden de çok kısa sürede bitirilecek bir kitap.

Kitabı okurken her paragrafta ya aslında bunu sinemada izlesek ne güzel olur demedim değil. Sanki filmim çekilse daha güzel olurum der gibi bağırıyor bize.

Eminim yaşadığımız bu ‘modern’ diye atfedilen çağda herkes kendinden bir şeyler bulacak bu kitapta. Sonuçta Kaan’ın yaşadıklarını hepimiz ucundan kıyısından yaşamıyor muyuz?

Kitabın pazarlama planı ise çok iyi yapılmış. Kitapta anlatılanlardan sonra olayların okuyucularla etkileşimli sosyal medyada paylaşıyor olması iyi bir taktik. Bir de unutmadan kitabın Spotify müzik listesi bile var. Her bölümün başındaki şarkılar eşliğinde kitabınızı okumaya devam edebilirsiniz.

“Özgür olmadığını bilmek kadar özgürleştirici bir şey daha olamazdı!”

Ediz Altun Kimdir?

Ediz Altun, 1977 yılında Artvin’in Şavşat ilçesinde doğmuş. İlk ve orta öğrenimini Şavşat’ta, liseyi İzmir’de tamamlamış. 1994’te Boğaziçi Üniversitesinde Elektrik Elektronik Mühendisliği okumak için İstanbul’a gelmiş ve o yıldan beri İstanbul’da ikamet ediyor. Kariyerine bilgi işlem sektöründe başlayıp devam eden yazar, halen uluslararası bir teknoloji firmasında üst düzey yönetici olarak çalışıyor. Tamamen tesadüf eseri, bir akşam evde otururken, İstanbul boğazının verdiği ilhamla yazmaya başlamış ve bu yazma işini çok sevmiş.

Kaynak

Reklamlar