Evliliğe İlk Adım: Kısa Bir Ön’söz’

Hayatın dolambaçlı yollarının en kıvrımlısından merhaba. Karın ağrıları eziyet ede dursun asıl kıvrandıran mesele evliliğe giden süreç. Hallederiz diye diye aslında son güne kadar hiçbir şeyin tam anlamıyla hallolmayacağını şimdiden anladık. Bir nikah kıyarız ertesi gün hemen hop balayına derken işin rengi çoktan değişti. Büyükler! İşin adabına uygun olması gerektiğini söylediğinden mütevellit nur topu gibi bir kına gecemiz oldu. Neyse ki bana yeni nesil işkence gibi gelen gelinlikle kaval havası oynama merasimi yerini sade bir nikaha bıraktı.

Bayramlar seyranlar araya girmeden ayarlandı tarihler. İki kez değiştirilmiş olmasını görmezden geliyoruz artık. Neyse ki koca bir nişan merasimi yerine bir söz-nişan karışımı etkinlik ile bunu da kıyısından halletcez. Kına salonu ayarlama, nikah tarihi ile art arda günler olmasını sağlama, kına organizasyonu firmalarını araştırma, fotoğrafçının inceliklerine girmiyorum bile, balayı rotasını çizme, ev-çeyiz alışverişi derken bir yığın yapılacak iş listelere döküldü sırasını bekliyor.

Hayatta en keyif aldığım aktivitelerden ilki tartışmasız alışverişti. Minimalist hayata bebek adımları attıktan sonra satın aldıklarımın sayısı bir elin beş parmağını geçmez oldu. Bu nedenle kendi evimi düzenlerken de aldıklarımın sayısından ve fazlalığından çok ne kadar uzun süre kullanabilirim, gerçekten ihtiyaç mı, kullanışlı ve çok yönlü mü bunları dikkate alıyorum.

Her ne kadar bol stresli bol yorucu bir yol olsa da bir kez evleniyorum ya en güzeli en içime sineni olsun heyecanını ben de taşıyorum. Ve hiçbir anımda pes etmeden, yılmadan, boşvermeden sadece sürecin keyfini çıkartacağıma da söz veriyorum.

Reklamlar